Kapitalizmin krizi ve gelişen direniş

Kapitalizm “bitti” demek hem erkendir, hem de işin özünü gölgede bırakan bir niyet göstergesinin ötesine geçmez. Çünkü, kapitalizm ya da başka bir...

“Her savaş, bir iç savaştır”

Bilinen ve eski bir saptamadır bu; her savaş, bir iç savaştır. Bugün, geçerli olmaması için hiçbir neden yok. Ama sadece Suriye savaşından...

TC devleti üzerine

Geçtiğimiz Ağustos ayı, Diyarbakır, Mardin ve Van illerine kayyum atanması ile, “kayyum politikasının” yeni bir zirve yaptığı ay oldu. Öncesi var. 31 Mart’tan önce,...

Kadınların başkaldırı tarihi veya “önce kadınları vurun!”¹

“Yalnızca itaat edenler, yollarını kendi başlarına arayanlardan daha sık yanılır.”² İkinci kuşak feminizmin tarihine dair standart (feminist) anlatı...

İfade özgürlüğü vazgeçilemez, öncelikli değerdir

“Quot homines, tot sententiae.”1

“Cumhurbaşkanlığı sistemi” veya bu kadar yetkiyi babanıza verir miydiniz?

“İnsanın kaderi insandır. Adalet sizsiniz.”[1]  

Erdoğan’ın Putin’den özrü krizi çözer mi?

Türkiye’nin karşı karşıya olduğu politik kriz, tahmin edilenin çok ötesinde sarsıcı etkiler yapacak düzeye gelmiş bulunuyor. AKP iktidarı, bölgesel krizin en karmaşık ve başarısız dönemini yaşıyor. Bölgesel ilişkilerde bütünüyle kaybeden Erdoğan merkezli AKP iktidarı, geçmişte tavizsiz bir şekilde sürdürdüğü Ortadoğu politikasında bir ‘U’ dönüşü yapmak zorunda kaldı. Bunun ilk adımını da Erdoğan’ın Putin’e ‘özür’ mektubu göndermesi oldu.

Parlamentoda özgürlük mücadelesine karşı darbe

Türkiye’de son birkaç haftadır ciddi politik gelişmeler yaşanıyor. AKP içerisinde Davutoğlu’na yönelik gerçekleştirilen darbeden sonra, AKP’nin önderliğinde MHP ve CHP’nin aktif desteğiyle parlamentoda ikinci bir darbe gerçekleştirildi. Bu iki yönelim birlikte ele alındığında Türkiye’nin nereye doğru gittiğine dair çok daha somut bir fikir edinebiliriz. 

SURİYE’NİN GÜÇ SAVAŞINDA CENEVRE-3 ETKİLİ OLABİLİR Mİ?

Suriye’nin yeniden yapılandırılması bölgesel ilişkilerin seyri konusunda bize somut bir fikir veriyor. Suriye’nin politik istikrarına paralel olarak Körfez bölgesi merkez olmak üzere diğer alanların dizayını için yeni projelerin devreye konulacağı ve belki de haritaların yeniden çizilmesinin ilk adımı atılmış olacak. Bu nedenle hem uluslararası güçler hem de bölgesel güçler uzun vadeli çıkarları için Suriye’nin dizaynında aktif yer almak istiyorlar. Bu bakımdan Suriye’nin toplumsal dinamiklerine dayanarak bir istikrar sağlamaktan çok, dış müdahalelerle belli bir denge oluşturulmaya çalışılıyor.

“Olağan hâli” kalmayan ülke!

Aslında TC tarihinde “olağanüstü hâl” uygulamaları, oldukça yaygındır. Adına çok farklı şeyler söylenmiş olsa da (sıkıyönetim, olağanüstü hâl, darbe dönemi vb.), hepsinin...

Evet, radikal olma zamanıdır!

Sizin de çevrenizde mutlaka vardır, “radikal olmak iyi değil” ya da “radikal olmak zamanı mı” diye soranlar. Sanki, kapitalist dünya, onların kalplerindeki...

“Tek millet”, “çok ümmet” ve cennet!

Üç kavram var burada: Millet, ümmet ve cennet. Cennet, biliniyor, öteki dünya inancının bir parçasıdır. Öteki dünya, zahirî olan bu dünyanın ötesinde,...

Mücadele zeminini değiştirmek!

Sosyal eşitsizlik ve sömürüye dayalı bir egemenlik sistemi, sadece kaba kuvvete, çıplak şiddete dayanarak varlığını sürdüremez, kendini yeniden üretemez. Zira, şiddetin ve çatışmanın kural olduğu, süreklilik arz ettiği bir sosyal ortam, bizzat egemenlik sisteminin de ‘istikrarsızlığı’ anlamına gelecektir.

Filistin: 70 yıllık insanlık utancı…

Bu dünyada yaşayan ‘ortalama insan’ Filistin’e dair gerçeği bilmez. Her şey ‘bilmemesi’ için kurgulanmıştır çünkü...

Referandumun AKPcesi…

Referandum, yürütme organı (iktidar) tarafından teklif edilen bir kanun veya düzenlemenin yurttaşların tamamının oyuna sunulmasıdır. Referandumun en çok başvurulduğu ülke İsviçre’dir. Orada belirli sayıda yurttaşın talebi üzerine de referandumlar yapılıyor. Fakat herhangi bir örgüt, bir sendika, bir şirket, vb. de üyelerine bir sorunu oylatma yoluna gidebilir. Oylama evet-hayır veya onaylama-reddetme şeklinde tezahür ediyor. Yüzde elli den bir fazla oy alan taraf kazanıyor ve diğer taraf sonucu kabulleniyor...

Çocuk gelinler sorununda dinin ikili rolü

Çocuk gelinler sorunu özellikle Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Hindistan’da büyük bir toplumsal, sorundur. Bu sorunun çözümüne yönelik liberaller, feministler, sosyal demokratlar, bazı ulusal hareketler ve sosyalistlerin yoğun çabaları olduysa da, sorun caydırıcı bir biçimde ve yaygınlıkta varlığını sürdürmektedir. Bu soruna yönelik çok sayıda yasal yaptırımlar ve BM nezdinde sayısız girişimler gerçekleştirildiği halde köklü bir çözüm sağlandığı söylenemez.

Kayyumlara karşı ‘halk belediyeciliği’

Selim Gencer “Binaya kayyum atadınız ama biz halkımızın arasındayız”1 31 Mart’ta halk, yağmacı, talancı...

Koç’lar, İnce’ler ve böğürtlenlerin dikeni

“Körün biri, önüne getirilen her hayvana elini sürer, ne olduğunu hemen söylermiş. Bir gün bir kurt eniği getirmişler; kör ellemiş, ötesini berisini yoklamış, bir türlü anlayamamış. ‘Kurt eniği mi, tilki eniği mi, yoksa onlara benzer başka bir hayvanın eniği mi, anlayamadım; bildiğim bir şey varsa o da bu hayvan, koyun sürüsüne salınacak hayvanlardan değil’ demiş.”

Tetikçinin “kahramanlığı” serüveni | Savaş trajedisi, ateşkes komedisi

Önce, savaş boruları çaldı. İçeride sıkışmış, çözülmekte olan Saray Rejimi’ni ayakta tutmak için, derinleşen krizi örtmek için Erdoğan...

Yağmacı, Katliamcı, İşgalci

TC devleti, silâhlı birlikleri ile, 9 Ekim 2019 Çarşamba günü, kuzey Suriye sınırından, Suriye’ye girdi. Trump ile Erdoğan arasındaki telefon konuşmasının ardından,...

Saray “oyunları” ve Muktedir

Türkiye’deki devlet çarkının, daha net söyleyelim çağımız kapitalizminin devleti olan Tekelci Polis Devleti’nin özel olarak “Saray Rejimi”ne dönüşmesi, daha çok üç etkene...

Mayıs kızıllığında ‘71 kopuşu ve Kaypakkaya¹

“Şelaleye Düşmüştür Zeytinin dalı; Celaliyim Celalisin Celali.”² Mayıs ayı, devrimci hareket tarihimizin kızıl şafağıdır. Ona dair ne söylesek,...

Recep Tayyip Erdoğan: Zincirinden boşanmış terörist*

Giriş: 10 Ekim 2015’te Ankara’da gerçekleşen ve 127 sendikacı, barış aktivisti, Kürt savunucu ve ilericilerinin ölümüyle sonuçlanan bombalı terör saldırısı, ya Recep Tayyip Erdoğan rejimine ya da IŞİD’de mal edildi.